Üzümün Faydaları Nelerdir?

Vitis sözcüğünün kuvvet, güç anlamına gelen vis sözcüğünden türediği düşünülmektedir. Bir diğer açıklamaya göre vitis sözcüğü bağlamak anlamına gelen vincire sözcüğüyle bağlantılıdır. Çünkü asma ya doğal olarak ya da insan yardımıyla bir kazığa bağlanarak yetişir. Yabani türünün anavatanının Anadolu, Hazar denizi ve Ermenistan olduğu düşünülmektedir. Ancak üzüm tarımının tam olarak nerede başladığı bilinmemektedir.

Üzümden ilkçağlardan beri gıda maddesi olarak yararlanıldığı, MÖ 6000 dolaylarında Balkan yarım adasının güneyinde yaşayan toplumların üzüm tarımı yaptıkları ve şarap ürettikleri bilinmektedir. Bu böl-gede yaşamış insanlar için üzüm tarımı ve şarap kutsaldı. Mısır, Babil ve Asurlar 7000 yıl önce üzüm tarımı yapıyordu. Firavun mezarlarında bulunan şarap testilerinden ve üzerindeki motiflerden Mısır’da çok ileri bir şarap kültürü olduğu anlaşılmaktadır. Asma fidanlarının Hazar denizi ve Karadeniz’den, Babil ve Asur üzerinden Mısır’a getirildiği düşünülmektedir. Üzümü Avrupa’ya MÖ 8. yüzyılda Fenikeliler götürmüştür. Yaklaşık 2. yüzyılda Romalılar Ren nehri kıyılarındaki dağ eteklerinde üzüm tarımı yapmaya başlamıştır.

Üzümün sağlık üzerindeki olumlu etkisi çok eskiden beri bilinmektedir. Hippokrates üzüm suyuyla bala aynı değeri vermiştir. Üzüm ve üzümden elde edilen ürünlerin tedavide nasıl uygulandığını Plinius etraflıca yazmıştır. Galen ise üzüm suyuyla kemik ve sindirim hastalıklarını tedavi etmiştir.

Üzüm suyunu uzun süre kaynatarak elde edilen üzüm balı eskiden, verem hastalarına güçlendirici olarak verilmiş, ateşli hastalıklar, göz hastalıkları, deri döküntüleri, kanamalar, kronik peklik ve ödemde uygulanmıştır. Üzümle tedavi günümüzde de doğal tedavi uzmanları tarafından uygulanmaktadır.

Yahudiler asmayı tanrının insanlara Iütfettiği en değerli bitki olarak kabul eder. Ayrıca birçok medeniyetin şarap tanrısı vardır.

Tıbbi Nitelikleri: İdrar söktürücü, kalp hastalıklarından koruyucu, karaciğer destekleyici, mide asidini düşürücü, safra kesesini uyarıcı, peklik giderici, salgın hastalıklara karşı direnci artırıcı, sindirimi kolaylaştırıcı, sindirim organlarında iltihabı önleyici, virüs yok edici, yüksek tansiyon düşürücü.

İçinde yüksek oranda glikoz bulunur, bu nedenle üzüm siroz ve hepatit gibi karaciğer hastalıklarının tedavisinde önemli bir besindir. Hastalığın akut veya kronik olmasına göre tedavi aylarca sürebilir. Hastaya her gün artırılarak üzüm suyu verilir. Üzüm suyu safra kesesini uyararak salgının artmasını sağlar. Üzümün sindiriminin kolay olması mide, bağırsak hastalıklarında ve hemoroitte uygulanmasını sağlamaktadır.

Üzümde yüksek oranda bulunan üzüm şekeri, mide salgılarını ayarlayarak mide asidinin oranını düşürür. Yüksek asit nedeniyle mide mukoza tabakasında oluşan iltihaplanmayı önler ve gastriti tedavi eder. Mide hastalıklarında, 3-6 hafta boyunca çekirdeği çıkarılmış ve kabuğu soyulmuş üzüm kürü yapılması önerilmektedir. İçinde yüksek oranda potasyum bulunması üzümün güçlü bir idrar söktürücü olmasını sağlar. Böbreğe herhangi bir zarar vermemesi nedeniyle nefrit, böbrek taşı ve böbrek havuzcuğu iltihabı hastalıklarında kullanılır.

Potasyum ve glikoz kalbi güçlendirir. Kalp hastalıklarının tedavisinde iyi bir tedavi destekleyicidir. Üzüm vücuttaki asit baz dengesini sağlar. Vücuttaki zehirlerin, ürenin atılmasını sağlar. Bu özelliği nedeniyle gut hastalığında, zehirlenmede önerilmektedir. Üzüm kürüyle artrit, yüksek tansiyon, kronik romatizma ve cilt hastalıklarında olumlu sonuçlar alınır. Üzüm, akut solunum yolları iltihaplarında ve verem hastalığının başlangıç döneminde güçlendirici, iştah açıcı, sakinleştirici olarak önerilir. Bağışıklık sistemini güçlendirmek, vücudu kış hastalıklarına karşı hazırlamak için bol ölçüde üzüm yenilmesi ve üzüm suyu içilmesi önerilir.

İlginizi Çekebilir  Yer Elması Nedir? Nerede Yetişir? Faydaları Nelerdir?

Üzümdeki flavonoid kuersetin kan damarların’ temizler ve kolesterol oranını düşürür. Kara üzümdeki boya maddesi antokyan damarları güçlendirir.

Üzümün çekirdek yağı kalbi ve kan dolaşımını korur. Kırmızı üzüm yaprağında bulunan flavonoidler damarları sıklaştırır, ödemi azaltır.

Kullanıldığı Yerler: Artrit, böbrek taşları, böbrek ve böbrek havuzcuğu iltihapları, gastrit, gut, hemoroit, ödem, kalp hastalıkları, karaciğer hastalıkları, metabolizma hastalıkları, mide asidi, nefrit, safra kesesi kum ve taşları, peklik, romatizma, sindirim, salgın hastalıklar, solunum yolları iltihaplan, verem (özellikle kemik veremi).

Botanik: Asma tırmanıcı bir bitkidir. Boyu yaklaşık 20 metreye ulaşır. İnce dalları aralıklı olarak boğumludur. Koltuk tomurcuklan, yapraklar ve tutunma organları bu boğumlardan çıkar. iki sıra dizili almaşık yapraklar 3-5 loplu, düz veya dişli kenarlıdır. Çiçekleri birleşik salkım biçimindedir. Meyvesi tatlı ve suludur. Üzüm taneleri içinde 1-4 çekirdek bulunur.

Asma ılıman iklim bitkisi olup her türlü toprakta yetişir. Dikim genellikle aşılı fidanlarla yapılır. Günümüzde yaklaşık 5000 üzüm türü bulunmaktadır. Üzümler kalın kabuklu ve ince kabuklu olmalarına, tatlarına, çekirdekli ve çekirdeksiz olmalarına ve renklerine vb. birçok türe ayrılırlar.

Nelerinden Yararlanılır: Meyvesi, yaprağı, çekirdek yağı, sirkesi ve şarabından yararlanılır.

Yan Etkileri: Şeker hastalarına, kilo almaya eğilimli olanlara, enzim bozukluğu olanlara üzüm terapisi yapılmaz.Toplanması ve Saklanması: Üzüm olgunlaştıktan sonra toplanır. Meyve olarak yenecek üzüm elle toplanır. Bozuk veya ezik üzüm taneleri, salkımı tamamen bozmasını engellemek amacıyla ayıklanır. Ekşimsi tadı olan yeşil üzüm, tatlı ve olgun olan üzüme oranla daha uzun süre bozulmadan saklanabilir. Ham üzümün aroması zayıftır.

Bitkiden Yararlanma Yöntemleri:

Üzüm suyu: Yıkanan üzüm taneleri meyve sıkma makinesinde sıkılır veya preslenir.

Üzüm suyu uzun süre saklanmak istenirse, koyu renkli şişelere konur ve hava geçirmeyecek biçimde ağzı kapatıldıktan sonra sıcak su banyosunda 15 dk pastörize edilir. Şişeler yatırılarak soğumaya bırakılır. Soğuyan şişeler serin yerde saklanır. Üzüm suyunun 100 gramında toplam 330 mg mineral, 23 mg kalsiyum, 8,8 mg magnezyum, 148 mg potasyum vardır.

İçindeki Bazı Maddeler: Aminoasitler (arginin, asparagin, fenilalanin, glisin, histidin, izolösin, lösin, lizin, metiyonin, serin, valin, treonin, tirozin), boyalar (kırmızı ve siyah üzüm türlerinde antokyan, sarı ve yeşil türlerinde ise flavonlar), karbonhidratlar (yüksek oranda fruktoz, glikoz ve az ölçüde sakkaroz), madenler (demir, fosfor, kalsiyum, kükürt, potasyum, selenyum, sodyum), mineral izleri (bakır, çinko, iyot, kobalt, mangan, silisyum). Üzümdeki vitamin oranı azdır, ancak çok çeşitlidir (A, B1, B2, B3, B9, biotin, H, P, niasin, PP, C, K, karoten, organik asitler (elma, limon, üzüm asidi), oksalik asitler, pentozan.

Kısa Açıklamalar:

• Baharda üzüm fidanları (asma) budandığında kesilen yerlerden çıkan süt görünümlü madde Avrupa’da halk arasında böbrek taş ve kumlar’, göz iltihapları, kuru liken ve yaz çillerinin tedavisinde kullanılmaktadır.

• Halk arasında üzümün yeşil sürgünleri kaynatılarak, kan temizleyici, terletici ve idrar söktürücü olarak içilir. Ayrıca gut hastalığının tedavisine yardımcı olduğu ileri sürülmektedir. Ayrıca bu sürgünler preslenerek elde edilen sıvı özellikle kan tükürmeye ve dizanteride kanamaya karşı kullanılır.

İlginizi Çekebilir  Limonun Faydaları ve Zararları Nelerdir?

• Kaynatılan yapraklarının suyundan kan tükürme, kusma ve yılancık hastalığında yararlanılmaktadır.

• Taze sıkılmış ve yeni mayalanmaya başlayan üzüm suyu peklik gidericidir.

• Meyvede yüksek oranda bulunan ve bir polifenol bağlantısı olan kahve asidinin, hayvanları kansere karşı koruduğu tespit edilmiştir.

• Anadolu’da üzümden, gıda değeri yüksek olan pestil ve pekmez yapılır. Ayrıca koruğundan da (ham yeşil üzüm) yararlanılır.

• Araştırmalar kırmızı renkli asma yaprağının damar sağlığını korumaya yardımcı olduğunu göstermiştir.

• Damarlarda bazı problemler ödeme neden olur. Dokularındaki ödem yorgunluk, bacaklarda ağırlaşma ve ağrı yapar. Kırmızı renkli asma yaprağında bulunan bir madde damar duvarlarındaki çatlakları sıkıştırır, sızıntıları önler, kan dolaşımım artırır ve bacaktaki dokunun metabolizmasını uyararak ödemi azaltır.

Üzüm Ürünleri:

Pekmez: Üzüm suyu kaynatılıp koyulaştırılarak yapılır. Üzüm şırasının içindeki tortuları çökeltmek için 100 litre şıraya 1 kg pekmez toprağı (killi, kireçli mani cinsinden bir toprak) karıştırılarak yaklaşık 10 dakika kaynatılır Alkalik etki yapan toprak, şıradaki birçok asidi etkisizleştirir: kalloitlerin bir kısmı çöker, şıra berraklaşır. Geniş bir kaba aktarılan berraklaşmış şıra istenilen kıvama gelinceye kadar kaynatılır. Pekmezde şeker, mineraller (demir, fosfor, kalsiyum), az ölçüde askorbik asit, organik asitler ve B vitaminleri bulunur. Pekmez bazı hastalıkların tedavisinde, nekahet döneminde güçlendirici olarak yenir.

Şarap: Şarap sözcüğü Arapça içmek anlamına gelen şeribe ve içecek anlamına gelen şerab sözcüklerinden gelmektedir. Şarap, üzüm şırası mayalanarak üretilen kırmızı, pembe ve beyaz renkli alkollü içkidir.

Şarap ilaç olarak kullanılan en eski maddelerdendir. Yunanlılar şarabı savaşta yaralananların yaralarını temizlemek ve dezenfekte etmek için kullanmıştır. Düzenli ancak az içilen kırmızı şarap (günde 2 küçük bardak) kalp hastalıkları riskini azaltır. Şarap, hem alkol hem de önemli polifenoller sayesinde kardi’ovasküler hastalıklara karşı tam bir koruma Sağlar.

Kırmızı şaraptaki flavonoidler kandaki LDL kolesterolünü okside ederek azaltır. Bu flavonoidler E vitamininden 20 kere daha güçlü antioksidanlardır.

Şarabın antiseptik etkisi vardır. Araştırmalar kolera mikroplarının şarapta veya şaraplı suda bir süre sonra öldüklerini göstermiştir. Şarabın içindeki polifenol maddesi mikroplar üzerinde penisilin etkisi yapar. Polifenolün mikrop öldürme özelliği fenolden 30 kat fazladır. Kırmızı şarabın mikrop öldürme gücü daha fazladır.

Kırmızı şarapta birçok fenol (aromalı alkol birleşimleri) bulunmaktadır. Bunlardan bir bölümü flavonoidler grubundandır, şaraba özel tadını, karakterini verirler ve antioksidandırlar.

Kırmızı şarabın kalp hastalıklarını önleyici özelliği içindeki kateşinden kaynaklanmaktadır. Bu durumlarda beyaz şarabın değil, kırmızı şarabın etkili olmasının nedeni kırmızı şarabın üretiminden kaynaklanmaktadır. Beyaz şarap, üzüm preslendikten sonra sadece şırası mayalanarak üretilir. Kırmızı üzüm ise preslendikten sonra meyve kabuğuyla mayalanarak üretilir. Etkili olan flavonoidler üzümün meyve kabuğundadır. Kırmızı üzüm suyu mayalanırken meyve kabuğunda bulunan bu flavonoidler şarap içinde oluşan alkol tarafından çözülerek şaraba karışır. Antioksidanların vücuttaki olumlu etkileri 24 saat sürer. Bazı bilim insanları sadece meşe figlarda mayalandırılan kırmızı şarabın antioksidan gücünün olduğunu ileri sürmektedir.

Not: Kanser gibi hastalıklara ve çabuk yaşlanmaya sebep olan serbest radikaller vücutta dolaşarak sağlıklı hücrelere zarar verir, oksidasyon olarak adlandırılan işlemle hücre zarlarını tahrip eder. Serbest radikaller bir elektronları fazla olan atomlardır. Sağlam bir yapıya sahip olmayan bu kısa ömürlü atomlar, vücutta dolaşarak fazla elektronlarını yükleyecek bir molekül arar. Yüklerini boşaltacak molekülü bulduklarında normalleşirler. Fakat bu işlemi yaparken zincirleme reaksiyonlarla yıkıcı zararlara neden olurlar. Antioksidanlar serbest radikailerin etkisini azaltır.

İlginizi Çekebilir  Mahlep Nedir? Nerede Yetişir? Faydaları Nelerdir?

Kırmızı şarapta flavonoidler dışında C, E vitaminleri ve betakaroten de güçlü birer antioksidandır. Şarapta antioksidan olan 3 önemli flavonoid vardır: Proantosiyanidin, rezveratol ve kuersetin. Proantosiyanidin flavonoid grubunda değerlendirilen önemli bir maddedir. Eklemler, damarlar ve kasların bağ dokusunda bulunan iki kritik protein olan kolajen ve elastini güçlendirir. Günde 100 mg kadar küçük bir miktar bile küçük damarların bütünlüğünü korur ve kanın pıhtılaşmasını engeller. Varis problemi olanların ve göz damarlarına ilişkin sorunlar yaşayanların üzüm çekirdeği yağından daha çok yararlanmalarında fayda vardır.

Rezveratrol LDL kolesterolünün damarlar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltır. E ve C vitaminlerinden daha etkili bir antioksidandır. Kırmızı şarap ve üzümdeki diğer antioksidanların (kuersetin ve epikateşin) etkileri daha azdır.

Düzenli ve az şarap içen yaşlıların, hiç içki içmeyenlere göre bellek ve kavrama testlerinde çok daha başarılı oldukları belirlenmiştir. Felcin nedeni arter damarlarının çeperlerinde gelişen plakalardır. Halk arasında damar tıkanması olarak bilinir. Damarlarda tıkanma aynı zamanda kroner kalp hastalığına da neden olur. Aşırıya kaçmadan içki içildiğinde, kandaki fazla yağı, metabolize edilmek üzere karaciğere taşıyan yararlı kolesterolün oranı artar. Böylece kroner kalp hastalığı ve felç tehlikesi azalır.

Yan Etkileri: Gut hastalığı olanlar için kırmızı şarap risk oluşturmaktadır. Migreni olanlar kırmızı şarap içmekten kaçınmalıdır.

Kısa Açıklamalar:

 Yemekten önce içilen şarap iştah açıcıdır. Bu nedenle iyi beslenemeyen yaşlılara yemekten önce küçük bir bardak şarap verilmesi önerilir. Diyet yapanlar şarap içmekten kaçınmalıdır.

 Seyahate çıkanlar içme suyunun mikroplu olduğunu düşünüyorsa, suyu yarı yarıya şarap katabilirler.

 Yemeklerde içilen 1 küçük bardak şarap kilo aldırmaz. Şarabın içindeki alkol metabolizmayı hızlandırarak fazla kalorileri yakar.

Üzüm Çekirdeği Yağı: Soğuk preslenmiş üzüm çekirdeği yağının sağlık üzerindeki olumlu etkisi, günümüzde tekrar aranan bitkisel bir yağ olmasını sağlamıştır. Üzüm çekirdeği, üzüm suyu preslendikten sonra arta kalan küspeden temizlenerek elde edilmektedir. Üzüm çekirdeğindeki yağ oranı %6-20 arasında değişir. Üzüm çekirdeği yağmur tıbbi olarak değerinin olması için, soğuk presleme yöntemiyle elde edilmesi ve sonra rafine edilmesi gereklidir. Ancak üzüm çekirdeği yağı genellikle kimyevi yağ çözücü maddeler eklenerek ve rafine edilerek elde edilmektedir.

Üzüm çekirdeği yağının tıbbi niteliği soya fasulyesine yakındır. İçeriğinde E vitamini, mineral izleri ve biyoflavonoidler bulunmaktadır. Biyoflavonoid prosiyanidin sadece üzüm çekirdeğinde bulunur ve çekirdek ağızda çiğnense bile bağırsaklar tarafından emilmez, ancak yağıyla beraber yendiğinde emilir. Prosiyanidin serbest radikallere karşı C vitaminin-den 20, E vitamininden ise 50 kat daha güçlüdür. Günümüzde bilinen en güçlü antioksidandır. Ayrıca üzüm çekirdeği yağı içindeki bazı maddeler bağışıklık sistemini güçlendirir, kan damarları duvarlarını sağlamlaştırıp, esnekleştirir. Üzüm çekirdeği yağından kozmetik sanayiinde de yararlanılmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı