Deniz Anası Nedir? Türleri ve Özellikleri Nelerdir?

Denizanası Nedir?

Deniz Anası Özellikleri: Denizanası denizlerde yaşayan bir canlıdır. Tarih öncesi deniz canlısı olan bu canlılar milyonlarca yıldır okyanusta yaşamlarını devam ettirmektedirler.

Denizanaları saldırgan bir yapıya sahip değildir. Fakat herhangi bir tehlike anında yaşama içgüdüsünün etkisinde savunma amaçlı sokma özellikleri vardır.

Bu balık türü dokunmaya yarayan organlara sahiptir. Bunlara dokunaç da denir. Dokunaçlarını beslenmek için avladıkları hayvanları yakalamada kullanırlar.

Omurgasız hayvan sınıfına girmekle beraber kalp ve diüer iç organlar denizanalarında mevcut değildir. Vücutlarının tamamına yakına sıvıdan oluşur.

Ortalama yaşam süreleri 3 ila 7 ay arasında değişkenlik göstermektedir. Yetişkin olduklarında 2 metreye yakın bir büyüklüğe erişebilirler Bu nedenle denizanaları sanılanın aksine büyük yapılı olarak da bulunmaktadır.

Denizanaları hakkında en merak edilen bilgi ise bir beyinlerinin olup olmadığıdır. Denizanaları maalesef herhangi bir beyin yapısına sahip değildir. Hissetme ve hareket etme kabiliyetlerini farklı bir sinir ağı sayesinde sağlarlar.

Basit bir sinir sisteminin ötesinde olan bu ağ daha çok dokunma ve hissetme olayları sonucunda nöronlar arası iletişim oluşturur ve hareket imkanı yaratır. Deniz anası özellikleri

Deniz Analarının Hiç Bilinmeyen Özellikleri:

blank

Deniz Anası Özellikleri

-Denizanası beyin, kalp ve göz gibi organlara sahip değildir. Herhangi bir kemik yapısına sahip değildir.

-Bu canlılar çok uzun zamanlardan beridir okyanuslarda yaşamlarını sürdürürler. Bu tarih dinozorlar öncesi devirlere kadar gitmektedir.

-Denizanaları bazı durumlarda etraflarına ışık yayma özelliğine sahiptir. Kendi ışıklarını kendileri oluşturma özelliğine sahiptirler. Bunun için ek bir canlı ya da cisim kullanmazlar.

-Denizanaları yiyeceklerini çok çabuk bir şekilde öğütme özelliğine sahiptir. Sindirim sistemleri hızlı çalışarak onların hafif kalmasını sağlar ve öz kütlelerini düşürerek suyun üzerine kadar çıkarak yüzmelerini sağlar.

-Hayvanlar alemindeki beslenme, av ve avcı ilişkisinin yanında insanlar da beslenme amacıyla deniz analarını bol bir şekilde tüketmektedir. Denizanasından yapılan çok farklı çeşitte yiyecekler dünya üzerinde milyonlarca insan tarafından tüketilmektedir.

-Bütün bu özellikler deniz analarının bilim insanları ve diğer insanlar tarafından merakla araştırılmasına neden olmaktadır.

Denizanası Üreme Şekli

Denizanası üreme olayı diğer bir çok deniz canlısından daha farklı bir şekilde meydana gelir. Denizanaları farklı tip bir üreme şekline sahiptir. Bu üreme şekli tomurcuklanma adı verilen bir üreme şeklidir. Bu üreme şekli ile üreyen denizanaları aslında eşeysiz bir üreme çeşidini gerçekleştirir. Bunun yanında denizanaları aynı zamanda eşeyli olarak da üreme şansına sahiptir. Bir beyinleri ve omurgaları olmamasına ve basit yapılı durmalarına rağmen bu canlıların iki farklı tipte üreme sisteminin olması onları diğer deniz canlılardan ayırt eden ve onları ön plana çıkaran bir özelliktir. Bu nedenle denizanaları ayrı bir kategoride ele alınması gereken bir balıktır.

Tomurcuklanma İle Üreme: Tomurcuklanma temel olarak mitoz bölünme esaslarına dayanır. Bu üreme şeklinde 2n kromozomlu vücut hücreleri mitoz bölünme ile kopyalarını -bir başka deyişle aynı kromozom sayılı hücrelerini- oluştururlar. Bu oluşturdukları hücre toplulukları yeni bir bireyin oluşmasının ilk aşamasıdır.

Mitoz bölünme sonucu oluşan yeni bireyin hücreleri vücut dışarısına çıkarılmalıdır ki yeni bireyin vücudu can bulabilsin. Bu durum ise denizanalarının bu yeni üretilen hücreleri vücutlarının dışarısına bir dal gibi ya da tomurcuk gibi çıkarmaları ile gerçekleşir. Bir müddet gelişen bu tomurcuklar gerekli besinleri alır ve artık vücuttan kopma noktasına gelirler. Bu ise artık eski denizanasının vücudundan koparak denizin içerisine gark etmeleri ile gerçekleşir.

İlginizi Çekebilir  Deniz Atı Nedir? Deniz Atı Türleri Ve Özellikleri Nelerdir?

Bu üreme çeşidi sonrasında oluşan yeni birey eski bireyin tıpatıp aynısıdır. Aynı genetik materyal birebir olarak mitoz bölünme aracılığı ile kopyalanmıştır. Bu durumda yeni oluşan canlının eski canlı ile aynı biyolojik özellikleri göstermesi beklenir. Bu ise genetik varyasyonun olmamasına neden olur. Fakat çevresel koşullar aynı genetik materyale sahip olan bireylerin farklı yaşamlar sürmesine neden olur.

Eşeyli Üreme: Bu üreme şeklinde ise dişi bireye ait olan yumurta hücreleri ile erkeğe ait olan üreme hücreleri bir araya gelir. Bu üreme hücreleri n kromozomludur. Fakat iki farklı bireydeki üreme hücreleri kullanıldığı için farklı biyolojik özelliklere sahip bireyler ortaya çıkar.

Yeni doğan denizanası artık anne ve babadan farklı genetik özelliklere sahiptir. Eşeyli üreme sonrasında yeni oluşan canlı n+n=2n kromozoma sahip olur. Bu da genetik çeşitliliğin ortaya çıkmasını sağlar.

Denizanası Ekosisteme Nasıl Etki Eder?

Denizanası bir çok yönden diğer balık türleri ile ayrılan bir türdür. Bu türün bireyleri genellikle küçük boyutlarda yaşamlarını sürdürmektedirler. Biyolojik olarak hiç bir omurga sistemine sahip olmadıklarından dolayı hareket tarzları farklıdır. Karmaşık ya da çok ilkel olmayan bir deniz canlısının omurgaları, beyni ve bir sinir sistemi bulunur. Fakat bu canlılar bu özelliklere sahip değildir. Aksine bir beyin ya da omurgaya sahip olmazlar. Fakat bu onların hareket ederek, beslenerek ve üreyerek yaşam döngüsüne dahil olmalarına engel olmaz. Bu canlılarda bir beyin olmamasına rağmen vücut yüzeylerine herhangi bir fiziksel etki ile eğildiğinde tepki vermektedirler. Tentakülleri sayesinde hareket kabiliyetleri artar.

Bir beyinleri olmamasına rağmen denizanaları avlarının bulunduğu alanlara gitmekte zorlanmazlar. Kasılma gevşeme hareketleri yaparak hareket eder ve beslenirler. Eşeysiz üreyerek varlıklarını devam ettirirler.
Bu canlılar bu kadar basit bir vücut formuna sahip olmalarına ve basit biyolojik karakterlerine rağmen doğal dengede önemli bir noktadırlar.

Dünya üzerinde servis edilen haberlerde bu canlılar tarafından öldürülen ya da sakat bırakılan insanların haberlerini alsak da bu tür olaylar çok düşük ihtimallerle ya da dikkatsizlikle gerçekleşmektedir.

Tentakülleri ile insanları sokarak onların zehirlenerek ölmelerine neden olan türlerin yaşam alanları çok da geniş değildir. Bu tür vakaların yaşandığı sahillerde yerel yönetimler gerekli uyarıları yaparak gerekli önlemleri alırlarsa ölüm vakalarının önüne geçilebilir.

Denizanası genellikle kirliliğin fazla olduğu deniz alanlarında çoğalma eğilimi gerçekleştirmektedir. Bu bakımdan bu özelliklerini olumlu olarak adledebiliriz. Bu tür alanlarda yaşamalarının nedeni ise bu çevresel çöplerin içerisinde yer alan organik yiyeceklerdir. Denizanaları küçük ağız ve vücut yapılarına sahip olduklarından deniz içerisinde yer alan büyük boyutlu besinler ile beslenmek yerine daha çok küçük boyuttaki organik besinler ile beslenmektedirler. Bunun nedeni hem vücutlarının küçük olması hem de su üzerinde daha rahat hareket etmelerine olan ihtiyaçlarıdır.

Bu özellikler bakımında denizanalarını daha çok doğadaki kirliliklere karşı mücadele eden bir canlı olarak görebiliriz. Dünya genelinde deniz kirliliğinin artış gösterdiği yerlerde bu türün bireylerinin sayısı her geçen gün giderek artmaktadır.

Denizanası Sınıflandırması Ve Bazı Türleri

Denizanası diğer bilimsel adı olan Scyphozoa olarak da bilinir. Dilbilimciler yapılan araştırma sonucunda bu kelimenin Yunanca iki adet kelimeden geldiğini bulmuştur. Bu kelimeler ise skuphos ve zoion kelimeleridir. Skuphos kelimesi içki doldurulan kadeh anlamına gelmektedir. Bunun yanısıra zoion kelimesi de hayvan demektir. Bu balıklar çok yüksek oranda sıvı içerdiği için böyle yorumlanarak zamanında bu isimle anılmıştır. Bilimsel literatüre de bu şekilde geçmiştir.

İlginizi Çekebilir  Hem Etçil (Etobur) Hem Otçul (Otobur) Hayvanlar Nelerdir?

Hayvanlar alemindeki sınıflandırmada balık olarak geçerler. Medusozoa ailesinden ve Scyphozoa sınıfına mensup bir türdür.

Plankton familyası olarak çok geniş bir türdür. Yapılan araştıralar sonucunda günümüze dek 4000’den fazla farklı türü keşfedilmiştir. Milyonlarca yıldan beri yaşıyor olmaları yaşadıkları ortama ve adapte olmalarını sağlamıştır. Aradan geçen uzun zamana rağmen ortadan kalkmak yerine dünya üzerindeki zorlu yaşam şartlarının hepsine uyum sağlayarak farklı habitat varyasyonlarına ayak uydurmuşlardır.

Okyanuslarda yaşadıkları için bulunan 4000’den fazla tür sayısından daha fazla sayıda farklı türü olduğu bilim adamları tarafından tahmin edilmektedir.

Denizanası kimi zaman insanlara zarar verebilmekte hatta ölümlerine sebep olabilmektedir. İnsanlara zararlı olabilecek 68-72 arası tür olduğu tahmin edilmektedir. Bunlardan birkaçı: Malo Kingi ve Chironex Fleckeri türleridir. Bu türler insanı zehirli dokungaçları ile sokarak öldürücü bir acı yayarlar.

Kimi insanlar evlerinde bazı türleri beslemektedir. Ev hayvanı olarak bulundurulan deniz analarının yaşama süresi ortalama yaşam sürelerinde fazladır. Bu süre ortalama 15 ay olarak yazılı literatüre geçmiştir. Bu türler insanlara herhangi bir zarar verip ölümlerine sebep olmayan türlerdir.

Farklı Denizanası Türleri

Deniz Anası Nedir? Türleri ve Özellikleri Nelerdir?

Denizanası dünya üzerindeki varlığını sorunsuz bir şekilde devam ettirme eğilimindedir. İklim değişiklikleri ve okyanusların kirliliğine rağmen bu türün yaşam alanlarının küçülmediği aksine giderek dünya üzerinde sayılarının arttığı görülmektedir. Deniz sularındaki kirlilik nedeniyle bazı deniz analarının sayısındaki artış bilim çevreleri tarafından bilinmekte ve dile getirilmektedir.

Artan sayıları nedeniyle deniz anaları okyanusa kıyısı olan birçok ülkede insanların hayatlarının sonlanmasına neden olmaktadır. Örnek vermek gerekirse; Uzak Asya’da okyanusa kıyısı olan Endonezya ve Filipinler gibi ülkelerde bir çok insan bu nedenden kaynaklı olarak yaşamını yitirmektedir.

Denizanaları artan sayılarının yanında bir çok farklı türe de sahiptir. Ölüme neden olan bir çok türe gelin beraber bakalım.

Filipin Hidrpidi: Eğer bu türe mensup herhangi birisi tarafından sokulursanız acılı bir batma hissi yaşarsın.
Daha çok kireç taşı ve dolomite türünden oluşan kaya alanları ve mercan olarak adlandırılan kayalıkı alanlarda bu cinse rastlanır.
Vücut renkleri genellikle koyu tonlarda ve daha çok kahve tonlarının varyasyonlarıdır.

Aequorea vitrina / Kristal Şekilli Denizanaları: Bu daha çok yaşlı bir kadının başlığına benzeyen oval ve yumuşak bir görüntüdedir. Suyun içerisinde hareket edişi sırasında daha çok saydam bir bez gibi görünür. Uzaktan adeta bir kristaldirler.
Aequorea vitrina Gosse, 1853

Ay Denizanası: Bu tür sıklıkla okyanuslarda yaşamaktadırlar. Pasifik Okyanusu, Hint Okyanusu ve hatta Ege,Karadeniz, Marmara Denizin’de bile görülmektedir.
Bunlar insanlara zarar verecek zehre sahip değildirler. Deniz kıyılarında bu canlılar ile karşılaşılabilmektedir. Bazı zamanlar acılık seviyesi yüksek olan sularda da artış gösterme eğilimine girebilmektedirler. (Linnaeus, 1758)

Carybdea marsupialis: Kutu şekillerinden dolayı Kutu Denizanaları olarak da adlandırılırlar. Carybdeidae isimli bir familya altındaki kısıtlı zehir gücü olan canlılardır. Cubozoa sınıfına aitlerdir.
Bu canlılar çoğu zaman bir kübe benzetilmiştir. Cubo kelimesin bu şekil için kullanılan bir terimdir. Genellikle bu küçük canlılar 4 cm boyutuna kadar büyüyebilirler.
Adriatik Denizi ve Ege Denizi’nde bulunurlar. Kıyı kesimlere daha yakın bir yaşam sürdürürler. (Linnaeus, 1758)

Diğer Denizanası Türleri

Chrysaora hysoscella: Koyu renkli bu canlılar yumuşak ve kenarlı kol yapılarına sahiptir. Bu kenarlı yapılar bir sinus dalgasına benzetilebilir. Ilıman havaların seyretmeye başladıktan sonra üremeleri artar. Genellikle bir sene yaşarlar. (Linnaeus, 1767)
Türkiye’de Ege kıyılarında görülmektedir.

İlginizi Çekebilir  Tazı Nedir? Tazıların Türleri ve Özellikleri Nelerdir?

Deniz Anası Nedir? Türleri ve Özellikleri Nelerdir?

Rhopilema nomadica: Bir kilise çanını andıran bir şekle sahip olan bu canlıların kenar çıkıntıları mevcut değildir.
Ufak deniz planktonları bu tür için iyi bir besin kaynağıdır. Tentakülerinde yer alan zehirli kısımlar ile düşmanını yaralarlar.
Mısır’da yer alan kanal vasıtası ile Kızıldeniz’den Akdeniz’e kadar uzanan bir yaşam alanı içerisindedir.
Çiftli ve çiftsiz üreme şekli ile çoğalan sayıları bazı alanlarda ciddi artış göstermektedir. Sıcak havalarda artan üreme seviyeleri nedeniyle sayıları artmaktadır (Lotan et al., 1995)

Drymonema dalmatinum: Bu tür büyük bir boyuttadır. Zehirli olan bu deniz anası türü genellikle Balkan ülkeleri kıyılarında görülmektedir.
İtalya kıyılarında da etkili bir sayıya sahip olan bu canlılar ülkemizde yer almamaktadır.
Yarıçaplar yarım metre ve bir metre arasında gidip gelmektedir. Boyları ise 1 metreye varabilmektedir.
Daha çok balıkçıların dikkat etmeleri gereken yerler yaşarlar(Haeckel, 1880).

Discomedusa lobata: Çoğunlukla bir diske benzetilir. Boyları yaklaşık olarak 15 cm’ye kadar uzanabilmektedir.
Disk kısımlarından uzakta yer alan tentakülleri mevcuttur. Çok fazla tenktaküle sahip olabildikleri gibi daha az tentaküle de sahip olabilirler. Örnek; 7-41 adet tentakül.
Adriyatik bölgelerinde görülmektedirler. Marmara’da da bulunmuştur.
Tentaküllerinden yanıcı bir madde salgılayıp salgılamadığı hakkında bir bilgi ne yazık ki yoktur.
Dün denizanası diye de adlandırılmaktadır.

Pelagia noctiluca: Bu denizanaları şapkalı bir görüntüye sahiptirler. Büyük boyutta dört tane tentaküle sahiptirler. Pelagia noctiluca türü zehir salgılama yetisine sahiptir. Bu nedenle karşılaştıldığı zaman uzak durulması gerekir.

Derin bölgelerde edenizin altında az miktar ışık yayımı yaparlar. Mor tonları alarak hoş bir hava yarattığı için Mor denizanası olarak da adlandırılırlar.
Ege Denizi kıyılarında bolca görülürler.
Tentaküllerinin uzunluğu yarım metreye kadar ulaşabilmektedir. Tehlikelidiriler uzak durunuz.

Türkiye’de Denizanası

Deniz Anası Nedir? Türleri ve Özellikleri Nelerdir?

Rhizostoma pulmo: Şemsiye şekline sahip bu türün bireyleri ağızlarından uzanan 8 uzun kola sahiptir. 50 cm uzunluğunda olantürleri görüntülenmiştir. Ülkemizde Ege, Marmara ve Akdeniz’de yer alır.
Vücutlarında yüksek miktarda zehir bulunmamaktadır. Büyük çoğunlukla küçük boyutlu denizlerde yaşamalarını sürdürürler.
Deniz kirliliğinin artış gösterdiği yerlerde daha fazla sayıda bulunmaktadırlar. Saldırı yapma ihtimalleri yüksektir bu nedenle herhangi bir sıkıntı yaşamamak için o alandan uzaklaşmalısınız.

Aequorea globosa: Habitatlarının sıcaklıkları genellikle ılımandır. Pasifik ve Hint Okyanusu içerisinde bulunmaktadır. Ülkemizde Akdeniz Bölgesi sınırları içerisinde İskenderun Körfezi civarlarında yaşamaktadırlar.

Cassiopea Andromeda: Fethiye ve Göcek eşraflarında görülen bir denizanası türüdür. İskenderun Körfezi civarında da gözlenmiştir. Akdeniz’de yaşamıyorken Süveyş Kanalının açılması ile birlikte sayıları her geçen yıl dramatic bir şekilde artmaktadır.

Uzun kolları ile rahat hareket etme kabiliyetine sahip bu tür bir çok avcı tarafından da avlanmaktadır.

Cassiopea Andromeda türü de diğer akrabaları gibi tektonik bir dizi hareketi izleyen jeolojik sarsıntılar sonucunda oluşan kayalıkların arasında yaşamlarını sürdürmektedirler. Akdeniz Havzası tam olarak bu tanıma uyan ender jeolojik karakteristikte bir alandır.

Bu tür 2000 yılının içerisinde yaz aylarında Ölüdeniz lagününün yakınında görüntülenmiştir. Daha sonra takip eden 2 sene daha bu sayı artmıştır. Akıntılar sayesinde kıyılara taşınanan denizanası çamurlu ve silt içeren kumulların olduğu formalojilere yakın habitatlarda yaşarlar. 5-6 metre derinliklerde görüntülendikleri aşikardır.

Bu tür de diğer kuzenleri gibi zehirli sıvılar salgılama tehlikesini yaratır. Zehirli içerik bu canlılar tarafından içe çekme ve itme hareketi yapılarak düşmana salınmaktadır. Bu düşman bir av olduğu gibi bir avcı ya da insan da olabilir. Bu istenmeyen sonuçtan uzak durmak için var olduğu denizlerde bulunmamalısınız.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu
Kapalı